“Yurt altı katlı olup, İlk beş katında, öğrencilerin kaldıkları öğrenci odaları var. Burada olduğu gibi her katta beş oda ve her odada da iki öğrenci olmak üzere katlarda on, yurdun tamamında da elli öğrenci var. Her katta iki banyo var, son kat ise kütüphane olarak ayrılmış. Bu katın ayrıca bir bölümünde de yemek yeniliyor. İsteyen öğrenciler yemeklerini yurtta yiyebiliyorlar.”

“Bunu bilmiyordum. Kimse söylemedi.”

“Evet, yemek te çıkıyor. Öneririm. Hem temiz, kaliteli ve dışarıya göre de oldukça ucuz.”

“Çok iyi. Bunun için ne yapmam gerek?”

“Yurt müdiresine ismini yazdırmalısın.”

“Yurt müdiresi kim?”

“Adı Behiye Hanım. Mübadelede Selanik’ten gelmiş. Lise eğitimi almış. Genç yaşta evlenmiş. Çocukları olmamış. Eşi veremden ölmüş. Yurt sahibi akrabası olan Behiye Hanımı sahiplenmiş ve bu yurtta müdire olarak görev vermiş.”

“Behiye Hanım, nasıl birisi?”

“Behiye Hanım, insan sevgisiyle dopdolu birisi. Özellikle de eşini kaybettikten sonra yakın akraba, arkadaş, komşu kim varsa hepsinin yardımına koşmuş, yurttaki öğrencileri de kanatları altına alan bir anaç tavuk gibi sahiplenmiş çok asil ve saygın birisi.”

“Kocası öldükten sonra bir daha evlenmemiş mi?”

“Behiye Hanım, orta boylu, siyah gözlü, düz siyah saçlı yüzünden gülücükler eksik olmayan güzel bir kadın. Çok isteyeni olmuş ancak evlenmeyi istememiş. Kocasına olan sevgisini yaşatmayı sürdürüyor.”

“Behiye Hanımı çok merak ettim. Yurda kayıt olurken kısaca konuştuk, o kadar.”

“Sen de beğeneceksin Asiye.”

“Yurdu anlatıyordun Gülben.”

“Evet, çok haklısın. Behiye Hanıma daldık, bir an. Yurtta çalışan ve adları Ayşe ve Satı olan iki yurdun temizlik ve öğrencilerin yardımlarına koşan iki bayanla Reşat isimli bir de güvenlikçi var.”

“Ayşe ve Satı adlı kadınlar öğrencilerin yardımlarına ne gibi koşuyorlar, Gülben?”

“Bu kadınlar yurdun genel temizliği ile öğrenci odalarının temizliklerini yapıyorlar. Ayrıca yurtta haftada iki gün çamaşır yıkanır. İşte Ayşe ve Satı adlı kadınlar öğrencilerin çamaşırlarını da yıkarlar.”

(SÜRECEK)

Kemal UYSALER