Asiye, okula giderken çok heyecanlı olduğu için insanların kendisine baktıklarını pek anlayamadı. Okulda bir kız öğrenciyle konuştuktan sonra heyecanının geçtiğini anladı ve etraftaki erkeklerin kendisine baktıklarını fark etti. Erkeklerin kendisine aşırı olarak bakmalarından biraz sıkıldı. Hafifçe terledi. Yüzünün kızardığını hissetti. “Umarım hep böyle olmaz,” diye içinden geçiren Safiye küçük yaşlardan itibaren güzelliği hep söylene geldiğini hatırladı.

Asiye on sekiz yaşında. Uzun boylu, hafif kilolu, siyah iri gözlü olan, dolgun etli dudaklı, yüzüne sonradan monte edilmiş gibi duran güzel bir burnu olan, sağ tarafından taranılan ve omzuna düşen dalgalı sarı saçlı, çalışkan, güler yüzlü, çevresinde sevilen ve aranılan, hoşgörülü, yardım sever, bakanların bir daha bakmak istedikleri su gibi bir kız…

Okulun açıldığı ilk gününde okula giden ancak dersleri takip etme olanağı bulamayan Asiye, amfiyi gördü, derslerin takip edilebilmesi için erken saatlerde okula gelip, amfide yer kapmak gerektiğini öğrendi. “Dersleri takip etmek için amfiye erken gelinmesi gerektiğini öğrendim,” diye düşünen Asiye, kitapların listesini aldı, kitapların satış yerini öğrendi ve taşıyabileceği kadar kitabı aldı. “Diğerlerini daha sonra alırım,” diye düşündü ve yurda geldi. Odaya girdiğinde oda arkadaşı olan Gülben’i elbiselerini düzeltirken buldu.

“Kolay gelsin Gülben.”

“Sağ ol Asiye. Hoş geldin.”

“İlk günüm ama yoruldum Gülben.”

“Neler yaptın?”

“Okula gittim. Derslerin yapıldığı amfiyi gördüm. Kitap listesini aldım. Bazı kitapları aldım. Geri kalanlarını da daha sonra alacağım.”

“Sen epey iş başarmışsın böyle.”

“Evet, çok heyecanlandım. Benim için yeni bir dünya ve o dünya ya da yeni bir yaşantı başlıyor, Gülben.”

“Çok haklısın Asiye.”

“Hem de öncelikle bu yurtta başlıyor yeni bir yaşantı.”

“Sonra okul, çevre, yeni arkadaşlar, sinemalar, tiyatrolar, gazinolar, geziler. Say say bitmez Asiye. İstanbul’u keşfetmek kolay değil. Adeta bir ömür ister.”

“Dün de bir ara sormak istedim, ama unuttum. Sen iki yıl boyunca hep bu yurtta mı kaldın Gülben?”

“Evet, hep bu yurtta kaldım. Öncelikle okuluma çok yakın. Yol parası vermiyorum. Hizmet çok iyi ve buraya bu buradaki insanlara da alıştım.”

“Yurt hakkında biraz bilgi verir misin?”

(SÜRECEK)

Kemal UYSALER