“Ne okuyacaksınız?”

“Hukuk.”

“Siz de mi yeni kaydoldunuz?”

“Yok hayır. Ben üçüncü sınıfı okuyacağım.”

“Ne güzel yarıyı geçmişsiniz.”

“Evet, öyle oldu.”

“Sormayı unuttum siz ne okuyorsunuz?”

“Ben edebiyat Fakültesinde coğrafya okuyorum.”

“Okulunuz bu yurda uzak mı?”

“Hayır, çok yakın.”

“Sormadan edemeyeceğim. Nerelisiniz?”

“Aksaraylıyım.”

“Buraya yakın Aksaray varmış, oralı mısınız?”

“Hayır, Niğde’nin kazası olan Aksaraylıyım”

“Sizin Aksaray’ın, buradaki Aksaray ile bir bağlantısı var mı?”

“Evet var.”

“Nasıl bir bağlantısı var?”

“Aksaray, Karamanlı Devletine bağlı iken Osmanlı Fatih Sultan Mehmed zamanında burayı ele geçirince hem Karaman kentinden hem de eyaletlerinden bu arada Aksaray’dan da terzi, tenekeci, demirci, berber, bahçıvan, saraç, nalbant vb. zanaatçılarla toplumun sevgisini kazanmış akil insanları önce Aksaray ve İstanbul’un farklı yerlerine; daha sonra da Balkanlara yerleştirdi.”

“Anladım.”

“Siz nerelisiniz?”

“Ben Malatyalıyım.”

“Malatya’nın suyu ve yeşili çok denir. Öyle mi?”

“Evet. Hiç su sorunu yok ve her taraf çok yeşil.”

“Ne güzel.”

(SÜRECEK)

Kemal UYSALER