Yarıyıl tatili bitti. Okullarda bugün eğitim ve öğretime yeniden başlandı. Öğretmen ve öğrencilerimize başarılar dilerim.

Mekânlar değişse de öğretmen ve öğrenci psikolojisi çok değişmemiştir diye düşünüyorum. Bu duygularla lise diploması aldığım okulu, arkadaşlarımı ve çok değerli bir öğretmenimi anlattığım yazıyı paylaşmak istedim.

Karaman Ahi Evran Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin adı, eğitime başladığı 1972-1973’te Ticaret Lisesiydi. İlk mezunlarını 1975’te verdi. Elli dört yıl önceye gideceğiz.

Karamanin Jale Ogretmeni Ve Devramberli Oyku (1)

Okul, açıldığı ilk yıl çok renkli hatta şenlikliydi. Öğrencilerin yaş ortalaması yüksekti. Yaşça hiçbir lise Ticaret Lisesinin yanına yaklaşamazdı. Bazı arkadaşlarımızın yaşı, mesleğe yeni başlamış öğretmenlerimizden büyüktü.

Ticaret Lisesi, bahçesi olmayan okuldu. İstiklâl Marşı için caddede sıra oluştururduk. Teneffüslerde Seki Çeşme ve Abbas Mahallesine dağılırdık. Sigara içmeyen erkek öğrenciler bir elin parmaklarını geçmezdi. Sigara içmeyenin ana kuzusu sayıldığı yıllardı.

Karamanin Jale Ogretmeni Ve Devramberli Oyku (2)

Okul binası Çocuk Esirgeme Kurumu için yapılmıştı. Rahmetli Kadir Mangırcı’nın emeği çoktur. Bina maalesef Çocuk Esirgeme Kurumu için kullanılamadı. Tekel İdaresine kiralandı. Üzüm deposu oldu.

Ticaret Lisesi açıldığında bile binanın güneş yüzü görmeyen zemin katında Tekel Satsuma Fabrikasında işlenmek üzere üreticilerden alınmış telis içlerindeki kara üzümler vardı. Hışırı çıkmış ürün, bir süre sonra cibreye dönüşürdü. Kokuyu bir düşünün. Sınıflar ekşi ekşi kokardı.

Karamanin Jale Ogretmeni Ve Devramberli Oyku (3)

Yarı şarap yarı sirke karışımı ekşimsi koku, biz mezun olduğumuzda bile okulu terk etmedi.

İlk mezunlar, beklenmedik biçimde başarılı oldu. Öğrencilerin büyük bölümü üniversitelere kayıt hakkı kazandı. Bazı mezunlar Karaman’da ya muhasebecilik ya ticaret yaptı veya iş insanı oldu, kurumlarda işe girdi.

Karamanin Jale Ogretmeni Ve Devramberli Oyku (4)

İlk mezunlardan arkadaşımız Halil İbrahim İncekara, sıralarında oturduğu Ticaret Lisesinde müdürlük yaptı. Bazı arkadaşlarımız ise öğretmen olarak yeniden okula döndüler.

Karaman Ticaret Lisesi ilk mezunları olarak 20-21 Ekim 2018’de Karaman’da buluştuk. Aşağıda okuyacağınız yazı, bu buluşmanın ardından yazıldı. Sekiz yıl olmuş.

Karamanin Jale Ogretmeni Ve Devramberli Oyku (5)

Başkent Romantiği: Jale Hocam

İsmi bize çok cafcaflı gelmişti. Biz kim miyiz? Karaman Ticaret Lisesinin ilk öğrencileriyiz.

Karaman’da, sanırım Jale ismini taşıyan yoktu.

Bu isme Sezen Cumhur Önal’ın buğulu sesiyle anons ettiği radyodan istekler programından aşinaydık: Hale, Lale bir de Jale...

Karamanin Jale Ogretmeni Ve Devramberli Oyku (6)

Jale, çiğ demek. Sabahın ilk ışıklarını karşılayan su zerrecikleri yani. Çiçeğe, ağaca, taşa, toprağa hayat veren su damlacıklarıdır Jale. Ağırlığı yoktur, şeffaftır; her nerede birikmişse yük olmaz, can verir. Güneşle beraber havaya, suya ve toprağa karışır. O artık gözden ıraktır.

Narin, zayıf bir vücut; sanki şaka yapacakmış ya da el hareketi çekecekmiş gibi hafif öne doğru eğik bir duruş... Kısık bakışlarının arkasında iç derinliğini ve zekasını gizleyiş... Bir piyanistin sahip olmak istediği incecik parmaklar...

Karamanin Jale Ogretmeni Ve Devramberli Oyku (8)Otorite kurmak isterken bile gülmemek için kendisiyle mücadele ettiğini ele veren ve dudaklarının kenarına uzanan yüz çizgisi...

Jale Yalçıntaş Hocam, hiç deniz görmemiş, doğduğu şehrin sınırlarından dışarıya çıkmamış gençlere coğrafya anlatacaktı. Üstüne bir de İngilizce derslerine girecekti.

Jale Hocam benim gözümde bir şehir romantiği idi. Sırt çantasını bilmediğim yıllar. Bilsem, elinde valizle gezdirmezdim (!) Onu ilk gördüğümde, öğretmenlik yerine, elinde valizi, şehir şehir, ülke ülke gezen bir gezgin, özgür ruhlu bir genç rolüne uygun görmüştüm.

Karamanin Jale Ogretmeni Ve Devramberli Oyku (7)Erkeklerde İspanyol paça, kadınlarda vatkalı yıllardı. “Paris’te Aşk Başkadır” veya “Breakfast at Tiffany’s” filmlerini izlemiş olmalıyım ki Jale Hocam bende Audrey Hepburn çağrışımı yapan nahif, tarzı olan, şık, başkentli bir genç kızdı.

Kıyafetinden saç stiline, yürüyüşünden konuşma üslubuna kadar farklıydı. Işık saçan, bugünkü söyleyişle aurası olan biriydi.

Karamanin Jale Ogretmeni Ve Devramberli Oyku (9)Hepburn’un, “Güzel gözlerin olsun istiyorsan, onları başkalarındaki güzellikleri görmek için kullan. Güzel dudaklar için nezaket sözcükleri söyle.” sözünü yıllar sonra duyacaktım. Ve Jale Hocamı böylesine güzel bir sanatçıyla özdeşleştirdiğime sevinmiştim.

Jale Hocamın sinirlendiğine hiç tanık olmadım, sesinin yükseldiğini de duymadım. Ama kahkahalarını, utangaç bir çocuk gibi eliyle ağzını kapatarak gülmesini hatırlıyorum.

O bir Ankara kızıydı. Giyim tarzını kim bilir kimler denemek istedi. Becerebildiklerini sanmam. Sade makyaj yapardı ve kombinlediği her kıyafeti ona çok yakışırdı.

Karamanin Jale Ogretmeni Ve Devramberli Oyku (10)Bizlerden birkaç yaş büyüktü. Yirmili yaşlarının ilk yarısında olmalı, belki daha küçük. Ama olgunluk denilen, empati denilen duygularla tarz denilen duruşun verdiği ağırlık onu gözümüzde ve kalbimizde yüce bir yere oturtmuştu.

Keşke öğretmenim değil de benim gezdiğim güzergâhlarda yol arkadaşım olsaydı. Biliyorum: Keşkeler, yaşamı geriye sardırmaz.

Jale Hocamın sıcaklığını, cana yakınlığını hisseder, bununla birlikte önümüze çektiği bariyeri aşamayacağımı düşünürdüm.

Karamanin Jale Ogretmeni Ve Devramberli Oyku (11)

Bariyeri Hocam değil ben koymuş da olabilirim. Bu nedenle Jale Hocamın duygularına yeterince yakın olamadım.

Kırk üç yıl sonra buluştuğumuz gecede Jale Hocamla yaptığımız kısacık sohbetimizden bir hayat dersi çıkardığım bölümü sizlerle paylaşmazsam vebali büyük olur.

– Hocam, bizler çok yetersizdik. Öyle mezun olduk. İyi bir eğitim göremedik, dedim.

– Hayır. Öyle düşünme. Sizler çok çok ilerideydiniz. Biz birbirimizi yetiştirdik. Sizlerden çok şey öğrendim. Derslere çok iyi hazırlanıp gelirdim. Sizler gibi öğrencileri bir daha göremedim, diye karşılık verdi.

– Hocam siz karakterden, adamlıktan bahsediyorsunuz, dediğimde söyledikleri şöyle oldu:

– Sizler gerçekten nitelikli insanlardınız. Karakterli ve şahsiyetli öğrencilerdiniz. Sizleri asla unutamam. Karaman’ın yeri bir başka ve sizler benim için çok değerlisiniz. Ben adamlığı, insanlığı kastediyorum. Biz birbirimizi yetiştirdik. Her şeyi birbirimizden öğrendik.

Karamanin Jale Ogretmeni Ve Devramberli Oyku (12)

Jale Hocamın öğrencileri açısından en sevilen yanı not verirken cömertliğidir. Cömertlik, dünyanın en verimli eylemidir.

Sizin, Jale Hocam hakkında olumsuz cümle kuran bir arkadaşınız var mı? Sanmıyorum. Çünkü benim böyle bir arkadaşım olmadı. Olsa, onunla arkadaşlığım sürmezdi; çünkü ya iftira ediyor ya yalan söylüyor olurdu.

Jale Hocamın, aklıma geldikçe beni güldüren bir anısını da “tebessüm edelim” diyerek aktarıyorum:

“Karaman’a ilk geldiğim günlerden biriydi. Tayyar Yıldız (Küçük Dev Adamımız, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler’in Neşeli’si) heyecanla bağırdı:

– Hocam, gaşında devramber var!

– Eyvah! dedim. Ürperdim, çok korktum. Kaşımda bir böcek var ama devramber dediği bu böcek nasıl bir yaratık diye içimden geçirdim. Elimi kaşıma götürmeden görmeye çalıştım, ağırlığı hissettim ama görmek ne mümkün. Elimle hızla ne olduğunu bilmediğim devramberi kaşımın üstünden fırlattım. Böcek diye korktuğum devramber meğer ayçiçeğinin Karaman’daki adıymış. Devramberi bir daha da unutmadım.”

Karamanin Jale Ogretmeni Ve Devramberli Oyku (13)Sevgili Tayyar arkadaşımıza Allah’tan rahmet, Hollywood yıldızlarını kıskandıracak kadar güzel ve zarif hocama sağlıklı, huzurlu, uzun ömürler dilerim. (Jale Hocamın Tayyar Yıldız’la bir öyküsü daha var. Ama bu öykü bir başka yazının konusu.)

“İnsanlar, eşyalardan daha çok, onarıma, yenilenmeye, canlanmaya, gelişmeye ve bağışlanmaya ihtiyaç duyar; asla kimseyi fırlatıp atmayın.” (Audrey Hepburn)

Karamanin Jale Ogretmeni Ve Devramberli Oyku (14)

Karamanin Jale Ogretmeni Ve Devramberli Oyku (16)

Karamanin Jale Ogretmeni Ve Devramberli Oyku (18)Karamanin Jale Ogretmeni Ve Devramberli Oyku (17)Karamanin Jale Ogretmeni Ve Devramberli Oyku (16)

Karamanin Jale Ogretmeni Ve Devramberli Oyku (20)

Karamanin Jale Ogretmeni Ve Devramberli Oyku (21)

Karamanin Jale Ogretmeni Ve Devramberli Oyku (19)