“Tabi. 1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti, önce “Vatan Cephesini” kurdu. Daha sonraları ise “Tahkikat Komisyonunun” kurulmasına dair Mecliste bir kanun kabul edildi. Bu kanunun kabul edilmesi üzerine 28 Nisan 1960 günü sabahı İstanbul Üniversitesi bahçesinde bir protesto mitingi düzenlendi. Miting sırasında, polislerin okul bahçesine girmeleri üzerine olaylar iyice büyüdü ve Bayezıd Meydanına kadar genişledi. Bu sırada, polislerin öğrenciler üzerine ateş açmaları sırasında Orman Fakültesi öğrencisi 20 yaşındaki Turan Emeksiz öldürüldü. Bayezıd Meydanı karşısına bir Turan Emeksiz Anıtı yaptırıldı. Ben, Turan Emeksiz için bir anıtın yapıldığını biliyordum. Demek ki anıt, senin tarif ettiğin yere yapılmış. Ayrıca Memleketi Malatya’ya bir lise ve bir caddeye Turan Emeksiz adı verildi.”

“Çok teşekkür ederim Asiye. Ben, Turan Emeksizi, sadece Devrim Şehidi olarak biliyordum. Ayrıntılı olarak aydınlattın.”

“Rica ederim Gülben.”

“Asiye sen Turan Emeksiz Lisesi’nin nerede olduğu yeri biliyor musun?”

“Ben, Turan Emeksiz Lisesi’nde okudum.”

“Ne mutlu sana Asiye.”

Boğazında bir şeylerin düğümlendiğini hisseden Asiye, bir müddet sessiz kaldı, dudakları titredi, nemlenen gözlerini karşı duvara dikti ve çok yavaş bir sesle Nazım Hikmet’in Turan Emeksiz için 1960 yılında yazdığı“Beyazıt Meydanındaki ölü” isimli şiiri okumaya başladı.

Bir ölü yatıyor on dokuz yaşında bir delikanlı gündüzleri güneşte geceleri yıldızların altında İstanbul`da, Beyazıt Meydanı`nda. Bir ölü yatıyor ders kitabı bir elinde bir elinde başlamadan biten rüyası bin dokuz yüz altmış yılı Nisanında İstanbul`da, Beyazıt Meydanı`nda. Bir ölü yatıyor vurdular kurşun yarası kızıl karanfil gibi açmış alnında İstanbul`da, Beyazıt Meydanı`nda. Bir ölü yatacak

toprağa şıp şıp damlayacak kanı silahlı milletimin hürriyet türküleriyle gelip zapt edene kadar büyük meydanı.

(SÜRECEK)

Kemal UYSALER