Çumra - Çatalhöyük, dünle bugünü birleştiren önemli bir yer. Bizim ilin Canhasan Yerleşmesi de Çatalhöyük'ün akrabası, belki de atası. Konuğumuz Prof. Dr. Ahmet Ünal beyin önerisiyle yolumuzu Çatalhöyük’e düşürdük.
Nazım Boynukalın, Remzi Tartan, Araştırmacı-Tarihçi, öğretmen Yusuf Yıldırım, öğretmen Celal yıldırım, Prof. Dr.Ahmet Ünal, emekli Cumhuriyet Savcısı Şahabettin Yavuzaslan, Masara köyünden Memiş Köseoğlu, Boyalı köyünden Hamza Çetin temmuz sıcağında yola düştüler. Düzenlenen yeni alanın görünümü olumluydu. Sergi alanı geçer not alamadı. Eski alanın duvar resimleri-özellikle ev sahnesi - daha güzeldi. Elektronik görsellerin izlenmesi, yorgunluğa yol açıyordu. Ayakta uzun süre, kulaklıklardan bilgi edinmek doyurucu olamıyordu. Bina boyutunun büyük tutulması eleştirisel düşüncelere yol açıyordu.
Temmuzun sıcağında, güneş altında kazı yerine gidip- gelmek yaşlıların gözünü korkutuyor. Kazı alanındaki kerpiç duvarların dayanıklılığı, tuğla görüntüsü, parıltısı, toprağın gücünü insan emeğinin direncini hiç yitirmeden gözler önüne getiriyordu. İlkelde olsalar, yaşamı dişleriyle, tırnaklarıyla sürdürmeleriyle, bize umut aşıladılar.

Umudumuz, Canhasan kazılarının tarihe ışık tutması, gerekli özenin gösterilmesidir.
Yeni kazı mevsimini başlatan Adnan Baysal ve ekibine hoş geldin diyoruz.

Kazı yerini gezen arkadaşlarla söyleşirken, Memiş Köseoğlu yağmur duasına çıkan köylülerinin " çakan şimşeğin sesini duyunca" ekmek arabaları geçiyor,, dedik lerini anlatınca, "eleğim sağma, yok ineğim sağma, tartışması başladı. İneğim sağma, sütü, bereketi içerdiğinden benimsendi. "Şeytan düğününden, şeytan minaresine, oradan şeytan uçurtmasına, ineğim sağmasının altından geçeceklerin cinsiyet değiştireceklerine ya da ölümsüzleşeceklerine değin konuşuldu.

Cemil Arif
18 Temmuz 2026