Sıcaklar bir, kitapsız kalmak iki. Kütüphaneler "cehennemin zımında. İnsanlar okumasın diyerek önlem almışlar sanki. Saat yedi oldumu yandı gülüm keten helvası iştahınız kursağınızda kalır. Canım KAYSERİLİOĞLU kitaplığıda "alevere - dalereve” sürgüne çıkarıldı. Ondan da umut yok.
" Dost yusuf yıldırım'la konuşurken, “Dahhak”sözcüğünün Karaman' a nasıl geldiğine kafa yorduk. Sözcük, İran'lı ozan Firdevsi'nin Şehnamesinde de geçiyordu. Dahhak, Cemşid'in yerine geçen, ünlü bir zalimdir. Omuzları üzerinde iki yılan vardır. Sayrıdır. Sağaltılması için günde iki erkek çocuğunun beynini yemesi gerekiyormuş. Bu zulüme başkaldıran Demirci Kava, başkaldırarak zalimi öldürür. Yusuf, Araboğlu camisinin oluklarından birinin, büyük yılan, ejdere benzediğini, bu nedenle Sokağın adının Dahhak olabileceğini söyledi.
Biraz sonra elinde iki dergiyle celâl dost yanımıza geldi.
Aradığım ayağıma gelmişti. Turnalar dergisini okumak için aldım. Derginin ilk sayfasında" Kıbrıs'ta Türk Kütür Edebiyatından "Yılan" okumaları yazısı çıktı. Şaşırtıcı bir rastlantı oldu bu. Çağrışımlar, profesör mikail Bayram'ın Ahi Evren-Mevlâna Mücadelesi kitabına yönetti beni. Madem yılanla başladık,yılanla bitirelim sözümüzü.
Yılan eski çağlardan bu yana doğuda sayrılarevinin( Hastane) simgesi olmuş. Buralara “maristan”( yılan yeri) denmiş.Sayrıevlerine de "bin mar”(yılansız) denmeside bundan.Çankırı’da ferruh Darüş şifasının simgesi olan çifte yılanın, kapı alınlığındaki taşa kazınması Erzurum Çifte Minareli medresesinin girişindeki duvara hayat ağacının, çifte ejderin kurşağından çıkması,yılanın sağaltıcı özelliğindendir.
Bilindiği gibi, söylencede şeytan donuna girerek cennete girmiş, Adem ve Havva'ya yasak meyveyi yedirmiş.
Uruk kralı Gılgamış söylencesinde de yılan karşımıza çıkıyor. Ölümsüz olmak isteyen Gilgamış, Upnapiştim'den ölümsüzlük oyunu ister.Upnapiştim, ölümsüzlüğün tanrılara özgü olduğunu, ona " her dem”gençliğe kavuşturacak otun yerini tanımlayacağını söyler.Gılgamış denilen yerden otu alır almasına, bir yılan gelir, onun elinden otu alıp kaçar. Yılanın kav atmasıda otu yemesine bağlanır.
Unutmadan Şahmaran öyküsüne de değinmeliyiz. Keloğlan’ın yedi yıl sevgilisi olan şahmaran, kendi yüreğini ve beynini onun yemesini sağlar.
Güne yılanla başladık, yılanla bitirelim.
Yusuf Yıldırım’ın kaleminden Dahhakq
Dahak, Orta Pehtevicede "canavar”
anlamındadır, Ejderha sözcüğü de "dahak"sözcüğü ile doğrudan ilintilidir.
Ejderha sözcüğünün adı "ejdeha-azdahat’tır" Ej farsçada, "su" "dahak" "su canavarı" demektir.
Cemil Arif