En ak saçlımız, Remzi Tartan, yanında uzun boylu, seyreksakallı, uzun boylu, gülümseyen, kendi gibi yaşlı biriyle geldi. Tanıştırıldık. Oysa onu geçen yılda da görmüştük. Hal hatır sormanın ardından, her zaman olduğu gibi, ister istemez, geçmiş günlere dönmemizin yolu açıldı.
Hüseyin yazın (edebiyat) öğretmenim Salihli'den geliyordu. Kök Ermenek. Dostumuz da bizim Turan gibi, büyük kentten kaçmış, erinç (huzur) aramak için köyüne dönmüştü. Kaçan kaçana. Bende dönem dönem aynı yolu izlemiştim.
Söz öğretmenlerden açıldı. Müdür yardımcısı, müzik öğretmeni Kel Mesut, Öndal Cam, eşi, Jeoloji Öğretmeni Mehmet Arda, Melik Bey, Abdurrahman Çoban, Şekibe Aksoy hanım yeniden sözlerimizle canlandılar.
Hüseyin bey, Mehmet Ardos’tan iki anıyla sırayı kaptı. İlk anıyı şöyle: Mehmet bey, profesörünün öğüdüyle Afyon Lisesi'ne atanır. Kentte bir otele yerleşir, sabah olunca giyinir kuşanır okula gider. Gider ya, öğrenciler onu gülümseyerek izlerler. Buna anlam veremez. Müdürün odasına gider, tanışırlar. Müdürde bıyık altından gülerek, "Hocam siz bu gece hangi otelde kaldınız?" diye sorar. Soruyu anlamsız bulan Ardos, kaldığı otelin adını söyler. O zaman müdür baklayı ağzından çıkarır: "Ayağınızda ayakkabınız yok, takunya (takunya) ile okula gelmişsiniz," der. Ardos ayakkabı yerine nalın giymiş, nalın tabanında keçe var. Selâm bile vermeden kaçmış, müdürün yanından.
Soluğu profesörün yanında alır. Kendisini başka yere yollamasını, Afyon'a gitmeyeceğini söyler. Bu kez atanma yeri Karaman'dır. Ben o zaman Lise 3'teydim. Genç, giyim kuşamı birinci sınıfı parıltılı bir yüz, neşeli, gözleri gülen Ardos’u ilk gördüğümde kanım ısınmıştı. Hele dersi verişi mükemmeldi. O anda jeolog olmaya karar verdim. Sınavda başarılı olamayınca hevesim kursağımda kaldı. Tahir Emre dostum, benim yerimize jeolog oldu. Hem de profesör.
İkinci anımız şöyle: Öndan Cam, öğretmenler odasına koşarak girer ve "Arkadaşlar, V-A sınıfında bir kız öğrenci bana "Hocam öp beni" dedi," de ben de zor-bela kaçtım, sınıftan", der. Ardos öğretmen, ayağa kalkar, denilen sınıfa gider, geri dönerek "Bunda çekinilecek ne var? Ben kızı öptüm, arkadaşlar" der. Ardos, Aysanların güzel kızıyla evlenip, eniştemiz de oldu. Sonra da jeolog profesörü. Kuyruklu yıldız gibi, parladı geçti.