Dost; seven kimse, sevilen kimsedir. İyi gün dostu olduğu gibi kötü günde de dostu da vardır. Dostun iyisi kötü günlerde belli olur. "Dostluk, güçlerini birleştirip, gene de bağımsız kalan, birbirinin benzeri, iki tin(ruh) arasında bir bağdır." H. De Balzac.
"Karşında kendinle konuşuyormuş gibi, her şeyi söylemeye cesaret edebileceğin birini bulmaktan daha tatlı ne olur? Dizen Cicero," gerçi bu dostluktan pek çok yarar sağladıktan da dostluğumuz çıkar duygusundan gelmiyordu. Başkalarını gönül borcu (minnet) altına sokmak için iyilik sever ve cömert değiliz. Çünkü iyilik faize verilemez. Bizim düşüncemize göre, mükafat görmek kaygısıyla değil, dostluğun tüm kazancı salt o sevgide olduğu için dostluğu aramalıdır," demiş.
Sözü Cicero'dan başladık, sürdürelim. "Dostumuzdan utanç verici bir şey istememeliyiz. İstenirse, yapmamayı dostluğun kutsal bir yasası olarak kabul edelim. Dostunun kalbini apaçık göremezsen, ona kalbini açamazsan hiçbir şeye güvenemez, hiçbir şeyden emin olamazsın!"
Sevecek kişi öncelikle dürüst olmalı yalandan uzak olmalıdır. Seven ne sevdiğine yalvarıp yakarır, ne de ondan bir istekte bulunur. (H. Hesse)
Kötü dostun özelliğinden biri, iyi günlerde yanınızda olurlar da işler sarpa sarılınca hemen yok olurlar. Kimi zaman, arkamızdan kuyumuzu kazarlar. Dostun iyisi, kara günlerde yanınızda olur. Sevgidir bunu sağlayan. Ozan Ümmü Sinan, sevgiyi güle benzetmiş. "Gül alırlar gül satarlar / gülden terazi tutarlar / gül ile gülü tartarlar."
Halk ozanı vefasız dostları için; "dost dost nicesine sarıldım / Benim sadık yarim kara topraktır," demiş.
Şu dizelerde Yunus Emre'nin:
Kime gönül verdim ise benimle yar olmadı
Halim bilip, derdim sorup bana vefadar olmadı.
Burada önemli olan vefa'dır. (Sevgi bağı, sevgide tutarlılık)
Socrates; "dostlarım, dostluk diye bir şey yoktur," derken, anlaşılan hayli karamsarmış.