Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2024 yılı Su ve Atıksu İstatistikleri, su tüketiminin ulaştığı noktayı net biçimde ortaya koydu.

Ülke genelinde su kaynaklarından çekilen toplam su miktarı 20,3 milyar metreküpe ulaşırken açıklanan bu rakam, mevcut kullanım hızının sürdürülebilir olmadığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Konya’da 246 Milyon Metreküp Su Çekildi

Verilere göre, Konya’da belediyeler tarafından kaynaklardan 246 milyon 503 bin 924 metreküp su temin edildi. Tarımsal üretimin yoğunluğu ve nüfus baskısı, kentteki su kaynakları üzerindeki yükü her geçen yıl artırıyor. Eğer bugünkü kullanım alışkanlıkları ve tarımdaki o eski usul sulama inadı devam ederse, uzmanların 2026 için yaptığı "ciddi kriz" uyarısı bir kehanet olmaktan çıkıp gerçeğin ta kendisi olacak.

Karaman’da 21 Milyon Metreküp Kullanıldı

Benzer bir durum Karaman için de geçerli. Aslında hepimiz farkındayız; musluğu her açtığımızda o suyun bize ulaşmasının maliyeti ve zorluğu her geçen gün artıyor. TÜİK’in son açıkladığı veriler de bu durumu rakamlarla tescilledi. Karaman gibi ölçek olarak küçük sayılan bir ilde, sadece belediyelerin su kaynaklarından çektiği miktarın 21 milyon metreküpü aşması öyle geçiştirilecek bir detay değil.

Peki, bu rakam bizim için ne ifade ediyor?

Mesele sadece bir tüketim istatistiği değil, şehrin geleceğiyle girdiği bir kumar. Karaman, tarımsal kimliğiyle öne çıkan bir yer olduğu için içme suyu ile sulama suyu arasındaki o denge artık pamuk ipliğine bağlı. Yer altı sularının her yıl daha derine kaçtığı, obrukların kapımıza kadar geldiği bir coğrafyada, "nasılsa akıyor" rahatlığıyla hareket etme lüksümüz kalmadı.

“Evdeki Su Bile Lüks Olacak”

Konya ve Karaman’ın şu anki durumuna baktığımızda, artık kimsenin 'bir şekilde halledilir' diyecek hali kalmadı. Mesele sadece kuraklık değil; altımızdaki toprak her geçen gün biraz daha boşalıyor, yer altı suyu her yıl birkaç metre daha derine kaçıyor. Musluğu açtığımızda suyun akması, bazılarımızı yanıltmasın. Aslında her geçen gün geleceğimizden harcıyoruz.

Eğer şu beklenen yağışlar bir türlü gelmezse, 2026 yılı hepimiz için çok sert geçecek. Sadece tarladaki mahsul değil, evimizdeki içme suyu bile büyük bir lüks haline gelebilir. Barajların hali ortada, yer altı rezervleri can çekişiyor. Bugün elimizde imkan varken bir şeyler yapmazsak, yarın evlatlarımıza bırakacak bir damla su bile bulamayacağız. Şakası yok, o kritik eşiğe çoktan geldik.