Günlerin akıp geçmesine her zaman sinir olmuşum; zamanın bir şekli ile durmasını, hep statik bir yaşamın var olmasını istemişimdir.

Benim değil bu dünyada yaşayan herkesin düşüncesi aynı…

İnsanların ortak feryadı.

Ama zaman işte akıp gidiyor.

Eylülde okullar açılmış, yılın sonuna daha çok uzun zaman var kafasındayken, karne günü gelip çatmıştır.

Koca bir yıl nasıl geçmiştir?

Geçmiştir işte.

Cevap sorunun içindedir.

Öğretmenler tatilin başlayacak olmasına sevinirken, çocuklar karnelerini alacak olmanın heyecanını yaşamaktalar.

Takdirler, teşekkürler, kırık notlar…

Sevinen, nara atan, ağlayan, gözyaşı döken…

Çocuklar…

İyi de bu iş biraz böyle değil midir? Ne ekilirse o biçilir. Çalışmadıysan, tembellik yaptı isen karşılığında takdir, teşekkür beklemek niye?

Ağıt, gözyaşı boşuna…

Ne kadar emek o kadar yemek…

Bunu iyi kavramak gerek…

Hayatta böyledir.

Yarın hayata atıldığınızda bilginiz, beceriniz kadar değer görecek, toplumdaki yeriniz ona göre şekillenecek…

Tabii ki çocuksunuz, ne desek boş…

Koşup oynayacak, oyuna doymayacaksınız.

Yaşamı hep böyle oyun sanacaksınız.

Yine de karne işte.

Tatili boş geçirmeyiniz,

Uzun bir tatil...

Koca iki ay…

Fazlası var…

Bu tatilde yolda sokakta doyasıya oynayın; televizyon izleyin, bilgisayara, telefona, tablete bakın; ne bileyim mutlu olacağınız şeyleri yapın…

Oyundan kesinlikle taviz vermeyin.

Birazda kitap okuyun.

Kitap diyorum.

Kitap, bir toplumu toplum yapan temel taştır.

Okuyun çocuklar mutlaka okuyun, kitap okuyun…

Geçenlerde sosyal medyada gördüm, medyada da haber kanallarında da çıktı. Kapı gıcırtısından rahatsız olan adam, komşusunu öldürdü.

Yanlış duymadınız.

“Muğla'nın Fethiye ilçesinde meydana gelen bu trajik olayda, bahçe kapısının gıcırtı sesi yüzünden çıkan tartışma kanlı bitti.”

Haberin detayı mutlaka var.

Hayda!

Bu kadarda olmamalı, değil mi?

Hangi çağda yaşıyoruz?

Böyle canilik yaşadığımız çağını içine ediyor, çağ hikâye oluyor.

Kitap okuyun çocuklar…

Bir sözüm de çocukları okutan öğretmenlere olacak…

Onlar da iyi dinlesin, kusura bakmasınlar…

“Sende mi? Brutus” demesinler…

Koca iki ay tatil…

Tabii ki yıl boyunca çok yoruldunuz, dinleneceksiniz.

Hakkınız.

Tatilde sizde kitap okuyun…

Hep de çok kitap okuyun…

Kendisini yetiştirmeyen öğretmen, çocuğa bir şey öğretemez.

Ne demiştik; okul, eğitim, ülkenin temelidir.

Temel sağlam olmazsa ülke de sağlam olmaz.

İyi bir eğitim; iyi öğrencilerle, iyi öğretmenlerle mümkündür.

Sayın veliler, size de bir çift sözüm var.

Sizler de kitap okuyun…

Boş zamanlarınızda değil, dolu zamanlarınızda okuyun, hem de her daim.

Elinize ne geçerse okuyun.

Okumaya zaman ayırın.

Şu sözü sahiplenmiştim, “Anneyi eğitemezseniz, çocuğu eğitemezsiniz.”

Haksız da sayılmam…

Özellikle anneler okuyacak…

Toplum olarak bir adım ileriye gitmek, uygarlaşmak, gelişmek istiyorsak topyekûn kitap okuyacağız.

Karne, tatil tamam…

Kitap okumak baki…

İyi tatiller…