Bursa’da özel bir hastanede yaşanan olayda, gece vardiyasında görev yapan bir çalışan, uyuyan mesai arkadaşının görüntülerini cep telefonu ile kaydetti ve durumu amirine iletti. İlk bakışta iş yerindeki kural ihlalini bildirme amacı taşıdığı düşünülen bu hareket, kısa sürede yargıya taşındı.

Görüntüleri çekilen çalışan, rızası dışında kaydedildiği ve paylaşıldığı gerekçesiyle şikâyetçi oldu. Başlatılan yargı sürecinde sanık hakkında “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçlamasıyla dava açıldı.

Buca Belediyesi'ne Şafak Operasyonu: Görkem Duman Dahil Çok Sayıda Gözaltı
Buca Belediyesi'ne Şafak Operasyonu: Görkem Duman Dahil Çok Sayıda Gözaltı
İçeriği Görüntüle

Yerel mahkeme, sanık hakkında hapis cezası verirken dosya istinaf sürecinde farklı bir değerlendirmeyle beraat kararıyla sonuçlandı. Ancak dosya Yargıtay’a taşınınca tablo değişti.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, verdiği kararda önemli bir ayrım yaptı. Mahkeme, iş yerinde çekilen görüntünün kaydedilmesini “özel hayatın gizliliğini ihlal”, bu görüntülerin üçüncü bir kişiye iletilmesini ise “ifşa yoluyla aynı suçun ayrı bir görünümü” olarak değerlendirerek iki ayrı suç oluştuğuna hükmetti.

Yüksek Mahkeme, bu nedenle sanığın tek fiil gibi görünen eyleminin aslında iki farklı hukuki ihlal içerdiğini belirterek beraat kararını bozdu ve yeniden değerlendirilmek üzere dosyayı alt mahkemeye gönderdi.

Karar, iş yerinde yapılan görüntü alımlarının sınırları ve çalışanlar arasındaki mahremiyetin korunması açısından emsal niteliği taşıyan bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: HATİCE KÜBRA SARI