“İzmir’de Sismik Tehlike Haritalarının ve Risk Azaltma Stratejilerinin Geliştirilmesinde Yapay Zekânın Uygulanması” projesi kapsamında, yapay zekâdan yararlanılarak yeni nesil deprem tehlike haritaları hazırlanıyor. Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Çağlar Tuna’nın yürüttüğü çalışmada, yerel zemin özellikleri klasik deprem modelleriyle birlikte değerlendiriliyor.

Sistem, farklı deprem senaryolarında İzmir’in hangi bölgelerinde sarsıntının daha güçlü hissedilebileceğini yüksek çözünürlükte tahmin ediyor. Elde edilen verilerin kentsel dönüşüm, bina güçlendirme, kritik altyapı planlaması ve afet risklerinin azaltılması çalışmalarında karar vericilere bilimsel katkı sunması amaçlanıyor.

Klasik Modeller Yapay Zekâyla Birleştirildi

Çalışmanın özellikle 30 Ekim 2020 İzmir Depremi’nde ortaya çıkan yerel zemin etkilerinin daha doğru şekilde analiz edilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

Klasik deprem modelleri ile makine öğrenmesi yöntemlerinin bir arada kullanıldığı araştırmada, farklı deprem senaryolarına yönelik yüksek çözünürlüklü sarsıntı haritaları hazırlanıyor. Böylece İzmir’in hangi bölgelerinde deprem etkisinin daha fazla olabileceği önceden tahmin edilebiliyor.

Dr. Öğretim Üyesi Şahin Çağlar Tuna, yapay zekânın klasik deprem mühendisliği yöntemlerinin yerine kullanılmadığını, aksine bu yöntemleri desteklediğini belirterek, yerel zemin farklılıklarının yapay zekâ aracılığıyla öğrenilmesi sayesinde daha doğru sonuçlara ulaşılabildiğini ifade etti.

Perseid Meteor yağmuru ne zaman? Sayılı gün kaldı
Perseid Meteor yağmuru ne zaman? Sayılı gün kaldı
İçeriği Görüntüle

Turkiye Icin Yeni Deprem Hamlesi Yapay Zeka Devrede (2)

17 Bin 657 Nokta İncelendi

Araştırma kapsamında İzmir genelinde 17 bin 657 farklı ölçüm noktası üzerinden zemin büyütme katsayıları hesaplandı.

Çalışmada Destek Vektör Regresyonu (SVR), Rastgele Orman, XGBoost ve Yapay Sinir Ağları gibi farklı makine öğrenmesi yöntemlerinden yararlanıldı. Bu yöntemlerle çeşitli fay ve deprem senaryoları altında yer hareketi haritaları oluşturuldu.

Dr. Öğretim Üyesi Tuna, hazırlanan sistemin yalnızca deprem tehlikesini ortaya koymadığını, aynı zamanda ayrıntılı zemin etüdüne ihtiyaç duyulan bölgelerin belirlenmesine, güçlendirme ve kentsel dönüşüm çalışmalarında öncelikli alanların tespit edilmesine de katkı sağlayacağını belirtti.

Amaç Can ve Mal Kayıplarını Azaltmak

Projeden elde edilecek sonuçların yerel yönetimler, kamu kurumları ve mühendislik çalışmaları açısından önemli bir veri kaynağı oluşturması bekleniyor.

Tuna, kaynakların sınırlı olması nedeniyle riskli bölgelerin bilimsel verilerle doğru şekilde belirlenmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayarak, hazırlanan haritaların kentsel dönüşüm, yapı güçlendirme, kritik altyapı yatırımları ve acil durum planlamalarında kullanılabileceğini ifade etti.

Projenin temel hedefinin ise afet meydana gelmeden önce doğru kararların alınmasına bilimsel destek sağlayarak olası can ve mal kayıplarının azaltılmasına katkıda bulunmak olduğu belirtildi.

Kaynak: İHA