Yüksek ateş, ciltte kızarıklık, döküntüler, eklem ağrıları, mide bulantısı ve ishal gibi belirtilerle ortaya çıkan hastalık, özellikle çocukları etkiliyor. Resmî verilere göre on binlerce kişi bu rahatsızlık nedeniyle sağlık kuruluşlarına başvururken, ölümlerin de artış gösterdiği bildiriliyor. Ancak birçok vatandaş, açıklanan sayıların gerçeği yansıtmadığını öne sürüyor.
Hastaneler doldu, imkânlar yetersiz kaldı
Ülkedeki hastaneler yoğun hasta akını karşısında zorlanıyor. Yatak kapasitesinin dolması nedeniyle bazı hastaların koridorlarda ve zeminlerde tedavi edildiği, ilaç ve tıbbi malzeme sıkıntısının yaşandığı belirtiliyor. Elektrik kesintileri ve altyapı sorunları da müdahaleleri daha da zorlaştırıyor.
Sağlık çalışanları, vakaların bu denli hızlı artmasının sistem üzerindeki yükü katladığını ifade ederken, kırsal bölgelerde durumun daha da kritik olduğu bildiriliyor.
Dünya da alarma geçti
Küba’daki gelişmeler uluslararası alanda da yakından izleniyor. Bazı ülkeler, Küba’dan dönen yolcular için sağlık kontrollerini sıkılaştırırken, vatandaşlarına dikkatli olmaları yönünde uyarılar yapıyor. Özellikle turizm ve seyahat trafiğinin yoğun olduğu dönemlerde bu tür önlemlerin artırılması dikkat çekiyor.
Şeffaflık tartışmaları sürüyor
Hükümet salgını kabul etse de olağanüstü hâl ilan edilmemesi ve sınırlı bilgi paylaşımı, kamuoyunda soru işaretlerine yol açıyor. Sivil toplum temsilcileri ve sağlık uzmanları, daha açık veri paylaşımı ve uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekiyor.
Küba’daki bu esrarengiz hastalık dalgası, yalnızca ülke halkını değil, bölgesel sağlık güvenliğini de tehdit eden bir tablo ortaya koyarken, salgının gerçek boyutlarının önümüzdeki günlerde daha net anlaşılması bekleniyor.




