Konya'da bir öğretmen bir öğrencili okulda öğrenci sayısı %100 arttı
Konya'da bir öğretmen bir öğrencili okulda öğrenci sayısı %100 arttı
İçeriği Görüntüle

Havaların serinlemeye başlamasıyla birlikte sıcak çorba tüketimi de artarken, sakatat ürünlerinden hazırlanan kelle paça ve "atom" çorbası ilgi görüyor. Çorbacı Ramazan Bademci, müşterilerinin özellikle kendilerini halsiz hissettikleri ve hastalanmaya başladıklarını düşündükleri dönemlerde "atom" istediğini söyledi. Bademci, kendilerine özgü sosla hazırladıkları "atom"un içerisinde kelle ve ayak etinin yanı sıra özellikle yanak etinden ayırdığı parçaları kullandıklarını belirtti. Çorbaya beyin de eklediklerini ifade eden Bademci, tüm malzemelerin ocakta uzun süre kaynatılarak hazırlandığını anlattı. Çorbacı Ramazan Bademci, "Mevsim geçişlerinden dolayı insanların vücudunda şu anda değişimler fark edilmeye başladı. Biraz soğuk havaların başlamasıyla beraber gribal enfeksiyonlar da ortaya çıktı. Ufak tefek grip belirtileri başladığı zaman müşterilerimiz sürekli bize geliyor ve 'Ağabey, senin atomundan acil bize yap, hastalanmaya başlıyorum' diyor. Tabii bizim atomumuzun kendimize özel bir sosu var. Onunla beraber kelle, ayak ve özellikle kendim seçerek ayırdığım yanak etinden alıp, üzerine beyin de ekliyoruz. Ocakta güzelce kaynatıyoruz. Bizim özel bir acı biberimiz var. Acıyı sevenler için bunu biraz fazla kullanıyoruz. Boğazdaki enfeksiyonları alıp, orayı temizlesin, komple vücudun ısısını yükseltsin diye hazırlıyoruz. İçen herkes de memnun kalıyor. Olmazsa olmazı kolajen ayak paçayı zaten yaptığımız çorbada da kullandık. İçine kolajeni ekledik. Kendi sosumuzla beraber kolajen de vücudu komple toplamaya başlıyor ve etkisini hızlı bir şekilde gösteriyor" dedi.

"Kelle paça dediğimiz zaman atom bu işin zirvesi oluyor"
Atomun temelini kelle paçanın oluşturduğunu söyleyen Bademci, kullanılan malzemelerin kaynatılmasıyla farklı bir lezzetin ortaya çıktığını söyledi. Bademci, "Kelle paça dediğimiz zaman atom bu işin zirvesi oluyor. Sakatatın hepsi içinde olmuş oluyor. Kaynayarak önünüze geldiği zaman bütün malzemeler özdeşleşiyor ve farklı bir lezzet ortaya çıkıyor. Soğuk algınlığı olan, öksüren, grip olan mutlaka bizim buraya uğruyor. Bizi bilen müşterilerimiz mutlaka geliyor, hemen çorbayı içiyor ve rahatladığını görüyor. İçine kullandığımız biber de doğal bir biber. Özellikle getirtiyoruz ve mideye herhangi bir rahatsızlık vermiyor. Vücut ısısını 3-4 dakika içinde yükseltmeye başlıyor. Acı ağzınızda zaten 2-3 dakika sonra kalmıyor" ifadelerini kullandı.

"Hijyenle alakalı herhangi bir sorun kalmıyor"
Kelle paçanın hazırlanış sürecinde hijyene özellikle dikkat ettiklerini ifade eden Bademci, "En büyük sıkıntılardan bir tanesi, kelle paçayı şu anda herkesin evde pişiremiyor olması. Burada tabii kokuyla alakalı bir sorun olmadığı için içtikleri zaman, 'Daha önce ben niye farklı bir çorba içtim de bunu içmedim' diye bize sitem ediyorlar, sonrasında kelle paçaya ve atoma devam ediyorlar. Buraya daha önce gelen müşterilerimiz arasında gençler de var. Genellikle mercimek ve arabaşı gibi çorbalar içerlerdi. Ben de ‘Kendim hazırlayacağım size' dedim. Kendim hazırlayıp ikram ettikten sonra, ‘Ağabey, daha önce niye yapmadın bize' diye söylediler. Şu anda burada kelle paça içmeyen çok nadirdir. Normal bir haşlama gibi, ayak paçayla beraber kendi suyuyla içiyorlar. Hijyen konusunda biz zaten sürekli dikkat ediyoruz. Sakatat bize geldiği zaman komple bir elden geçiriyoruz. Tekrar ütüyoruz, çünkü kelle paçanın bir kıl sorunu vardır. Onu komple ütüp, dört kere falan yıkamadan geçiriyoruz. Ondan sonra pişmeye bırakıyoruz. Yani hijyenle alakalı herhangi bir sorun kalmıyor. Zaten bizim mutfağımız herkese açık, herkes girip gezebilir" diye konuştu.

Kaynak: İHA