26 Ekim Hasta Hakları Günü dolayısıyla kgrthaber.com'a röportaj veren Av. Mehmet Şahin, Türkiye'de hasta haklarının Anayasa, Hasta Hakları Yönetmeliği ve ilgili mevzuatlarla hukuki güvence altında olduğunu ancak asıl önemli olanın bu kuralların sahada ne kadar uygulanabildiği olduğunu vurguladı.

"Hasta Bir Nesne Değil, Karar Verme Yetkisine Sahip Bir Bireydir"

Hasta haklarının en temel dayanağının insan onurına yakışır bir hizmet almak olduğunu belirten Şahin, hastanın kendi tedavisi hakkında söz sahibi olması gerektiğinin altını çizdi. 'Aydınlatılmış Onam' ilkesine değinen Şahin, "Hekim; teşhis, tedavi ve olası riskleri hastanın anlayabileceği bir dille anlatmakla yükümlüdür. Acil haller dışında, hastanın açık rızası olmadan beden bütünlüğüne dokunulamaz" ifadelerini kullandı. Ayrıca tıbbi mahremiyet ve ikinci bir uzmandan görüş alma hakkının ihlal edilemez olduğunun altını çizdi.

"Farkındalık Arttı Ama Hâlâ Yetersiz"

Toplumdaki farkındalığın geçmişe göre geliştiğini fakat henüz istenilen düzeye ulaşmadığını belirten Av. Mehmet Şahin, hastaların haklarını arama konusunda çekimser kaldığını ifade etti. Şahin ayrıca, "Her olumsuz tedavi sonucu bir doktor hatası değildir. Tıbbi müdahalelerin riskleri vardır; burada belirleyici olan sağlık çalışanının gerekli özeni ve tıbbi standartları gösterip göstermediğidir" dedi.

Hak İhlalinde Hangi Adımlar Atılmalı?

Mağduriyet yaşandığında vatandaşların soğukkanlı hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, izlenmesi gereken yolu şu şekilde özetledi:
Tıbbi Belgeleri Saklayın: Tüm tıbbi kayıtlar, epikriz raporları, tahliller ve reçeteler eksiksiz toplanmalıdır (Birçok belge e-Nabız üzerinden temin edilebilir).
Şikâyet Başvuruları: Hastanelerin Hasta Hakları Birimlerine, İl Sağlık Müdürlüklerine veya CİMER’e başvuru yapılabilir.
Hukuki Süreç: CİMER veya hastane yönetimine yapılan şikâyetlerin dava açıldığı anlamına gelmediğini belirten Şahin; tazminat, maddi-manevi haklar veya cezai durumlar için adli/idari yargı yollarına başvurulması ve hak düşürücü sürelerin kaçırılmaması gerektiğini söyledi.

İstanbul'da Yarısı Bizden Desteği 31 Aralık 2027'ye uzatıldı: Konut başına 1,87 milyon TL destek
İstanbul'da Yarısı Bizden Desteği 31 Aralık 2027'ye uzatıldı: Konut başına 1,87 milyon TL destek
İçeriği Görüntüle

Kamu ve Özel Hastanelerde Yargı Süreci Nasıl İşler?

Tıbbi malpraktis ve hak ihlali davalarında sürecin hastanenin statüsüne göre değiştiğini aktaran Av. Mehmet Şahin, kamu hastanelerinde Tam Yargı Davası açıldığını ve katı idari sürelerin bulunduğunu, özel hastanelerde ise sürecin Adli Yargı üzerinden yürüdüğünü belirtti. Davalardaki en kritik unsurun Adli Tıp Kurumu ve bilirkişi raporları olduğunu ifade eden Şahin, hak kaybına uğramamak adına mutlaka profesyonel hukuki destek alınması gerektiğini vurguladı.

"Hasta ve Sağlık Çalışanı Karşı Karşıya Değil, Aynı Tarafta"

Açıklamasını toplumsal empati çağrısıyla tamamlayan Av. Mehmet Şahin, sağlık alanında karşılıklı anlayışın şart olduğunu ifade etti: "Bir tarafta ağır şartlarda çalışan sağlık personelimiz, diğer tarafta hastalığın getirdiği endişeyle mücadele eden vatandaşlarımız var. İki taraf da hassas. Unutmayalım; hasta ile sağlık çalışanı rakip değil, aynı amaçta buluşan iki paydaştır."

Kaynak: SEZER ARPINAR