Mahkeme, Trump yönetiminin tarifeleri dayandırdığı 1977 tarihli Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası’nın (IEEPA) bu ölçekte gümrük vergisi uygulamaya imkân tanımadığını belirtti. Kararda, söz konusu yasanın başkana “ithalatı düzenleme” yetkisi verdiği, ancak bunun doğrudan gümrük tarifesi koyma anlamına gelmediği ifade edildi.
Başkanlık döneminde Trump, bu yasayı ulusal acil durum gerekçesiyle devreye sokarak başta Çin olmak üzere birçok ülkeye yönelik yüksek oranlı ek vergiler getirmişti. Bu adım küresel ticarette gerilimi artırmış, ticaret savaşları tartışmalarını beraberinde getirmişti.

Yüksek Mahkeme Başkanı John Roberts, kaleme aldığı görüşte, yasanın yaklaşık 50 yıllık geçmişinde hiçbir başkanın bu düzenlemeyi geniş kapsamlı gümrük tarifeleri için kullanmadığını vurguladı. Roberts, böylesine geniş çaplı bir uygulamanın hem yasanın ruhuna hem de anayasal yetki sınırlarına aykırı olduğunu belirtti.
Kararda, ABD’nin tarifelerden elde ettiği ve aylık yaklaşık 30 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin edilen ek gelirlerin iade edilip edilmeyeceğine ilişkin bir değerlendirme ise yer almadı.
Karar, Demokrat Partili siyasetçiler ve çeşitli iş dünyası temsilcileri tarafından olumlu karşılandı. Cumhuriyetçi çevreler ise kararın ABD’nin küresel ticaretteki mücadelesine zarar vereceğini savundu.

Gelişmenin ardından piyasalarda da hareketlilik yaşandı. Uzun süredir tarifeler nedeniyle baskı altında olan ABD borsaları güçlü yükseliş kaydederken, dolar değer kaybetti. Hazine tahvillerinin getirilerinde ise sınırlı artış gözlendi.
Yüksek Mahkeme’nin bu kararı, ABD’nin ticaret politikalarında başkanlık yetkilerinin sınırları açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.




