Fidye İle Fitre Arasındaki Fark Nedir? Fitre Nedir? Fidye Nedir? sorularının cevaplarını merak edenler internette araştırma yapıyor.

 

Fitre Nedir?

Fitre, dinde aynı zamanda fıtır sadakası olarak da bilinir. Ramazan ayı boyunca maddi durumu iyi olanların, yardıma muhtaç kişilere nisap miktarı karşılığında yaptığı yardım fitre olarak adlandırılır. Diyanet kaynaklarına göre fitre, "Halk arasında fitre diye bilinen fıtır sadakası (sadaka-i fıtır); insan olarak yaratılmanın ve Ramazan orucunu tutup bayrama ulaşmanın bir şükrü olarak; dinen zengin olup Ramazan ayının sonuna yetişen Müslümanın, belirli kimselere vermesi vacip olan bir sadakadır" şeklinde tanımlanır.

7 Bin Anne ve Bakıcı 325 Avro Destek Alacak 7 Bin Anne ve Bakıcı 325 Avro Destek Alacak

Fidye Ile Fitre Arasindaki Fark Nedir Fitre Nedir Fidye Nedir1

Fidye Nedir?

Fidye, bir kişinin sıkıntılı durumdan kurtulması için ödenen bedeli ifade eder. Dini olarak ise bu terim, oruç ibadetinin yerine getirilmemesi nedeniyle verilmesi gereken maddi bedel olarak kabul edilir. Fidye sadece oruç ibadeti sırasında değil, Hac ibadetinde de yerine getirilmeyen ibadetler durumunda ödenmesi gereken bir bedeldir.

Fidye, Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından "Fidye, bir kimseyi bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak için ödenen bedel demektir. Dinî bir terim olarak ise, oruç ibadetinin eda edilememesi sebebiyle veya hac ibadetinin edası sırasında işlenen birtakım kusurların giderilmesi için ödenen maddi bedeli ifade eder" şeklinde tanımlanır.

Fidye ile Fitre Arasındaki Fark Nedir?

Fidye ve fitre, kelime olarak benzerlik gösterse de anlam, veriliş şekli ve zaman açısından tamamen farklıdır. Fitre, Ramazan ayı içinde verilmesi gereken bir yardımdır ve sadaka olarak nitelendirilir. Fidye ise oruç ve hac ibadetlerinde yerine getirilemeyen şartlar sonucunda ortaya çıkan ve yapılması gereken bir yardım olarak kabul edilir. Dolayısıyla fidye vermek için kişinin bir ibadeti tamamlamada başarısız olması gerekirken, fitre için kişinin maddi durumunun yerinde olması yeterlidir.

Kaynak: Hatice Karaca