Olay, İlkadım ilçesinde geçen yıl meydana geldi. İddiaya göre üç çocuk annesi Hanım C., hamileliğini çevresinden gizleyerek evinde tek başına doğum yaptı. Doğumun ardından rahatsızlanınca hastaneye başvuran kadının yeni doğum yaptığı tespit edildi. Bebeğin nerede olduğuna ilişkin çelişkili beyanlar üzerine polis ekipleri geniş çaplı arama çalışması başlattı.
Sanığın gösterdiği noktalarda çöp konteynerleri ve çöp aktarma merkezinde yapılan aramalara rağmen bebeğe ulaşılamadı.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan kadın, ilk ifadesinde bebeğin doğumdan kısa süre sonra hayatını kaybettiğini, panikleyerek poşete koyup çöpe attığını söyledi. Daha sonraki ifadesinde ise bebeğin canlı doğduğunu belirtti. Bunun üzerine hakkında "yenidoğan çocuğu kasten öldürme" suçlamasıyla dava açıldı.
Davaya bakan mahkemede tanık olarak dinlenen kadın doğum uzmanı, sanığın evde doğum yaptığını anlattığını ve yoğun kan kaybı nedeniyle tedavi altına alındığını ifade etti. Ancak bebeğin canlı mı yoksa ölü mü doğduğuna ilişkin net bir bilgisinin olmadığını söyledi.
Duruşmada dinlenen ve bebeğin babası olduğu öne sürülen Mustafa D. ise sanıkla uzun süredir birlikte olduklarını belirterek, hamileliği öğrendiğinde DNA testi yapılmasını kabul ettiğini ve çocuğun kendisinden olması halinde sorumluluk almaya hazır olduğunu söyledi. Doğumdan ise polis ekipleri sayesinde haberdar olduğunu ifade etti.
Mahkemede savunma yapan sanık ise suçlamaları reddederek bebeğin ölü doğduğunu, korkuya kapıldığı için cesedi çöpe attığını öne sürdü. Cezaevinde bulunduğu süre boyunca özel gereksinimli çocuğunun mağdur olduğunu belirten kadın tahliyesini talep etti.
Cumhuriyet savcısı tutukluluğun devamını isterken, sanık avukatı delillerin toplandığını ve kaçma şüphesinin bulunmadığını savunarak adli kontrolle tahliye talebinde bulundu.
Mahkeme heyeti, mevcut delil durumu nedeniyle sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Eksik tanıkların dinlenmesi için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.




