Mert Yazıcıoğlu’nun Yeni Aşkı Zeynep Artukmaç! Bakın Kim Çıktı…
Mert Yazıcıoğlu’nun Yeni Aşkı Zeynep Artukmaç! Bakın Kim Çıktı…
İçeriği Görüntüle

2009 yılında grip şikâyetiyle gittiği hastanede lösemi teşhisi konulan Murat Göğebakan, hayatının en zorlu dönemlerinden birini yaşamıştı. Uzun süren tedavi sürecinin ardından iki yıl sonra sağlığına kavuşan sanatçı, 2013 yılında hastalığın yeniden nüksetmesiyle tekrar mücadele etmek zorunda kaldı. Göğebakan, 31 Temmuz 2014’te henüz 45 yaşındayken hayatını kaybederek sevenlerini yasa boğdu.
Murat Gogebakanin Vurgunum Sarkisinin Gercek Hikayesi (1)
Özel hayatında yaşadığı acılarla da gündeme gelen sanatçının, 11 yıllık eşi Sema Bekmez’in kendisini aldattığını öğrenmesinin ardından hastalığının yeniden nüksettiği öne sürülmüştü. Göğebakan’ın annesi ise oğlunun vefatının ardından “Oğlum kanseri yendi ama ihaneti yenemedi” sözleriyle yaşadığı acıyı dile getirmişti.

Ancak Göğebakan’ın en çok bilinen eserlerinden biri olan “Vurgunum” şarkısının hikâyesi, düşünüldüğünden çok daha farklı bir anlam taşıyor. Yıllarca bir aşk şarkısı olarak bilinen “Vurgunum”un aslında bir kadına değil, sanatçının Medine’de yaşadığı manevi bir anın ardından yazıldığı ortaya çıktı.
Murat Gogebakanin Vurgunum Sarkisinin Gercek Hikayesi (3)
Göğebakan, bir konserinde şarkının ortaya çıkışını şu sözlerle anlatmıştı: Medine-i Münevvere’ye gittikleri sırada Ravza’ya doğru ilerlerken içinden gelen duyguların kelimelere döküldüğünü söyleyen sanatçı, “Ben gönlümün ayak bağını senin kapına astım da geldim” sözlerinin o anda doğduğunu ifade etmişti. Aslında bu sözlerle dünyaya dair yükleri geride bırakarak Allah’a sığındığını anlatmak istediğini dile getiren Göğebakan, o gece yatsı namazından sonra yaptığı sohbet sırasında notlar almaya başladığını ve böylece “Vurgunum” şarkısının ortaya çıktığını söylemişti.
Murat Gogebakanin Vurgunum Sarkisinin Gercek Hikayesi (2)
Sanatçının anlattığı bu hikâye, yıllarca aşk şarkısı olarak bilinen “Vurgunum”un aslında derin bir manevi yolculuğun ve Allah sevgisinin bir yansıması olduğunu ortaya koyuyor. Göğebakan’ın kalpten gelen sözlerle yazdığı bu eser, aradan geçen yıllara rağmen dinleyenlerin yüreğine dokunmaya devam ediyor.

Kaynak: HATİCE KÜBRA SARI