Karaman Gazi Kültür ve Sanat Merkezi ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nevzat Aydın’ın yanı sıra üniversite yönetimi, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katılım gösterdi.
"Soykırımı Unutmayın"
Panelin açılış konuşmasını yapan Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Adem Seleş, Filistin’deki eğitimin tarihsel sürecine dair bilgilere yer verdi. Son dönemde artan hak ihlalleriyle birlikte bölgede adeta bir eğitim soykırımı yaşandığına dikkati çeken Seleş; İsrail'in uluslararası hukuka aykırı eylemleri nedeniyle çok sayıda eğitmen ve öğrencinin yaşamını yitirdiğini, okulların ise yıkıldığını belirtti.
Filistinlilerin oldukça güç koşullarda öğrenimlerini sürdürdüğünü ifade eden Seleş, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerin zaman kaybetmeksizin Filistinlilerin eğitim hakkını korumak ve desteklemek adına harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.
Öğr. Gör. Seleş; sağlık ve eğitim hakları konusunda uluslararası hukuka uyulması, mevcut eğitim altyapısının fiziksel olarak güçlendirilmesi, psikososyal destek mekanizmalarının devreye sokulması ve bölgedeki yerel eğitimcilerin desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.
Filistin meselesine gösterilen ilginin ve tepkinin süreklilik taşıması, aynı zamanda bilgiyle beslenmesi gerektiğinin altını çizen Seleş, bu doğrultuda planlı ve uzun soluklu bir gündem oluşturulmasının önemine değindi.
Öğretim Görevlisi Adem Seleş konuşmasını, Aliya İzzetbegoviç’in “Ne yaparsanız yapın soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.” sözlerini hatırlatarak tamamladı.

"Eğitim; Hayal Kurmak, Kendimizi Geliştirmek ve Geleceğe Hazırlanmak Demektir"
Gazze'de çatışmaların başladığı dönemde KMÜ Beslenme ve Diyetetik Bölümünü kazanarak Türkiye'deki yükseköğrenim hayatına adımı atan Rana Shaker Abu Harbid ise deneyimlerini şu ifadelerle aktardı:
“Bir öğrenci olarak benim için eğitim sadece derslere girmek, kitap okumak ya da sınavlara hazırlanmak değildir. Eğitim; hayal kurmak, kendimizi geliştirmek ve geleceğe hazırlanmak demektir. Gazze’de yaşayan insanların büyük bir çoğunluğu için eğitim çok değerlidir. Çünkü eğitim, bizim için sadece bir meslek sahibi olmanın yolu değil, aynı zamanda hiç bitmeyen umudun kaynağıdır. Gazze benim şehrim. Hayatımın büyük bölümünü geçirdiğim, anılarımın, çocukluğumun ve hayallerimin olduğu güzel ve özel bir şehir. Savaştan önce Gazze’de eğitim hayatı oldukça gelişmişti. Ancak ne yazık ki savaş geldi ve hayallerimizin önüne büyük bir engel koydu. Üniversitelerimiz, eğitim ortamlarımız ve hayatımızın birçok alanı büyük ölçüde zarar gördü. Fakat hayallerimiz hiçbir zaman tamamen yok olmadı. Biz, Gazze’den uzakta eğitim gören öğrenciler olarak da bu sürecin ağır yükünü taşıdık. Benim için de bu durum üniversite hayatımın daha ilk yılında başladı. Ailem, bütün bu zorluklara rağmen bana her zaman güç vermeye çalıştı. Her konuşabildiğimizde beni sakinleştirdiler, bana destek oldular ve ‘Eğitimine devam et, geleceğini bırakma.’ dediler. Gazze’nin öğrencileri sadece yaşadıkları zorluklarla değil; hayalleriyle, umutlarıyla ve gelecek için taşıdıkları potansiyelle hatırlanmalıdır.”

"Savaş, Yıkım ve Acılar, Eğitim Alma İsteğimizi ve Geleceğe Olan İnancımızı Yok Edemez"
Gazze’de öğrenci olmanın anlamını dile getiren Asil S. I. Abunemer de konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bazen bir kitap sadece bir kitap değildir. Bazen bir kitap, yıkılmış bir şehrin ortasında geleceğe açılan bir kapıdır. Bir ders, insanın hayallerinden vazgeçmediğini gösteren bir umuttur. Gazze’de eğitim hayatını sürdürmek uzun zamandır hiç kolay değil. Üniversiteler, eğitim ortamları ve günlük hayat savaş nedeniyle büyük zarar gördü. Ama bütün bu zorluklara rağmen öğrenciler hâlâ öğrenmeye, araştırmaya ve geleceklerini kurmaya çalışıyor. Çünkü biz biliyoruz ki eğitim sadece bugünü değil, yarını da inşa eder. Bütün zorluklara rağmen bir kitabın başına oturmak bile büyük bir mücadeleye dönüşebiliyor. Güvenli bir çalışma ortamı yok ama içimizde hâlâ bir umut var. Biz Gazze’deki öğrenciler olarak şunu söylüyoruz: ‘Savaş, yıkım ve acılar, eğitim alma isteğimizi ve geleceğe olan inancımızı yok edemez.’”
Organizasyon, dinleyicilerin yönelttiği soruların yanıtlanmasının ardından sona erdi.





