Mahkeme kararında, Galata Kulesi’nin tarihi belgeler ve tapu kayıtlarıyla “Kule-i Zemin Vakfı” adına kayıtlı olduğu vurgulandı. 1900 tarihli tapu ve 1943 tarihli kadastro belgeleri, yapının mazbut vakıf statüsünde olduğunu net şekilde ortaya koydu. Ayrıca arşiv belgeleri ve temessük evrakları da kulenin vakıf mülkiyetine ait olduğunu doğruladı.
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, “Galata Kulesi, yürürlükteki mevzuat ve vakıf kayıtları doğrultusunda yönetilmeye devam edecek. Bu karar, tarihi yapının hukuki statüsünü pekiştirmiş oldu” ifadeleri kullanıldı.
Tarihi ve Koruma Statüsü
Galata Kulesi ve çevresi, 2009 yılında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmişti. 2019’da ise 5737 sayılı Vakıflar Kanunu kapsamında kulenin mülkiyeti resmi olarak Kule-i Zemin Vakfı adına yeniden tescillendi.
İBB’nin Talebi Neden Reddedildi?
İBB, kulenin belediye adına tescil edilmesini talep etmişti. Ancak mahkeme, mevcut vakıf kayıtları ve yürürlükteki mevzuat çerçevesinde bu talebin hukuken geçerli olmadığını belirtti. Kararda, kulenin vakıf statüsünün korunmasının gerektiği ve bu statüyü değiştirecek yasal bir gerekçe bulunmadığı vurgulandı.
Tartışma Resmen Sona Erdi
Mahkeme kararıyla birlikte Galata Kulesi’nin mülkiyeti konusunda yıllardır süren tartışma nihayet hukuken son bulmuş oldu. Tarihi yapı, mazbut vakıf statüsünde Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yönetilmeye devam edecek. Böylece İstanbul’un en önemli simgelerinden biri için mülkiyet meselesi kesin olarak kapanmış oldu.





