Asıl adı Nasir’ü-din Mahmut olan Ahi Evren, 1171 yılında Azerbaycan’nın Hoti kentinde doğmuş olup, 1 Nisan 1261 tarihinde Kırşehir’de ortaya çıkan bir ayaklanma sırasında öldürüldü.

Ahi Evren, Esbuslu Fakih Ahmed, Hoylu Abdal Musa, Hoylu Geyüklü Baba gibi Türkmen dervişlerle birlikte Azerbaycan’dan Anadolu’ya gelip yerleşen Türkmen dervişler ve bilim insanlarıyla Anadolu’ya geldi.

Kayseri’ye yerleşen Ahi Evren, ilk olarak Kayseri’de Ahi teşkilatını kurdu. Bu dönemde Kayseri’de devlet himayesinde sanayi sitesi oluşturulmuştu. Debbağ (derici) olan Ahi Evren, bütün zanaatkârların lideri olarak bu sanayi sitesinde hizmet verdi. Bu nedenle de debbağların piri ve 32 farklı zanaatkârların lideri durumunda idi.

Ahilerin ve Türkmenlerin en büyük hamisi durumunda olan Sultan I. Alaü’d-din Keykubat, oğlu II. Giyasü’d-din Keyhüsrev tarafından zehirlenip öldürülmesi üzerine, II. Giyasü’d-din Keyhüsrev, Ahilerden ve Türkmenlerden destek görmedi.

Ahi Evren, vezir Sadü’d-din Köpek olayına katıldığı gerekçesiyle beş yıl zindanda esir olarak kaldı. Bu arada Baba İlyas’ta bu olaylar sırasında tutuklandı.

II. Gyasü’d-din Keyhüsrev’in ölümünden sonra tutuklu bulunan Ahi ve Türkmen ileri gelenleri ve Ahi Evren serbest kaldılar. (1)

1243 yılında, Moğollar, Kösedağ Savaşını kazanmalarından sonra Tokat ve Sivas’ı savaş yapmadan teslim aldılar ve bu şehirleri yağmaladılar. Kayseri’ye gelen Moğollar, Ahilerin dirençleriyle karşılaştılar.

Ahiler, Kayseri’yi on beş gün savundularsa da kent düştü. Moğollar, büyük bir tahribat ve katliam gerçekleştirdiler. Çok sayıda Ahiyi katlettiler ve ev ve iş yerlerini de yağmaladılar.

Bu sırada Ahi Evren, Konya’da tutuklu bulunuyordu. Eşi Fatma Hatun Moğollar tarafından esir edildi.

Ahi Evren, Kirmani’nin kızı Fatma Hatun ile evliydi. Fatma Hatun, Bektaşiler arasında Kadın Ana ve Kadıncık Ana olarak tanınıyordu. Kayseri’de bulunduğu zaman Ahi Evren, eşi Fatma Hatun aracılığı ile Bacıyan-ı Rum (Anadolu Bacıları) teşkilatını kurdu.

Ahi Evren, Melâmet felsefesini benimsemiş, debbağ (derici) ve derici esnaf ve zanaatkârlarının piri, Ahi teşkilatının başındaki kişidir. (Melamilik, kişinin başarılarını ve iyiliklerini gizli tutması ve teveccüh-i nasdan kaçınması esasdır).

Başta Kirmani olmak üzere birçok üstatlardan yararlanan Ahi Evren, 34. Abbasi Halifesinin kurduğu Fütüvvet teşkilatına girdi.

SÜRECEK...

(1)Prof.Dr. Mikail Bayram, Sosyal ve Siyasal Boyutlarıyla Ahi Evren-Mevlana Mücadelesi, 2020, s.54